« Dünya Yol Bisikleti ŞampiyonasıSedona 781 (2008) »

Olimpiyat ve Bilal Akgül

Olimpiyat ve Bilal Akgül

Bisiklet Magazin C.tes, 27 Eyl 2008 06:48:50 pm

Aslında herşey 9 yıl önce başladı. Adana'da Kadir Usta ile açtığımız bisiklet mağazasına gelip bisikletine parça satın alan bilgisayar tamircisi Bilal'den başkası değildi. Bir süre sonra düzenli turlarımıza katılmaya başladı. İlk gün efendiliği, dürüstlüğü ve saygısı ile gönlümüzde yer etmişti. Aslında o dönem için adından söz etmemiz gereken onlarca insan var. Ama bugün odağımız Bilal olsun.

Devamı:

Vallahi tebrikler! 8 yıl önce biri bana içimizden biri Olimpiyata gidecek dese gülerdim. Dün yapılan Pekin 2008 Olimpiyatları dağ bisikleti yarışlarında 32 yıl sonra bizi bisiklette ilk kez temsil eden Bilal Akgül 35. oldu.

Tanışmamızdan bir kaç ay sonra gelip "Gürol abi, senin dükkanda bir yardımcıya ihtiyacın var" diyerek kapıları açtı. "Yok!" desem de, Bilal, o kadar karalıydı ki en sonunda eleman olarak onu aldık yanımıza. Aslında tek derdi vardı, bisikletle iç içe yaşamak. Başardı da. Birlikte idman yapmaya başladık. Onunla sadece 3 ay "denk" idman yapabildim. Üç ay sonunda benden çok hızlıydı ve tek başına idman yapmaya başladı.

Dükkan, ekonomik kriz sağolsun, fazla ömürlü olmadı. Kapattık. Ama Bilal'i de yeni işimde yardımcı olması için bırakmadım. Uzun bir süre part-time olarak benimle çalıştı. Günün diğer yarısında idmanlarını yaptı. Sürekli ilerledi. O gün geldiği nokta, ülkede öğretilen sıradan idman tekniklerinin yetersiz olduğunu farketmemizi sağladı. Tuttum Amerika ve Avrupa'dan kitaplar aldım. Belki de o gün için en büyük şansımız, İncirlik'te çalışan Amerikalı triathloncu arkadaşımız Chris'in yönlendirmeleriydi. Onun sayesinde doğru kaynaklara ulaştık. Chris, tam bir profesyoneldi asla ayrıntılı idman tekniği anlatmadı. Ama yaralanmamız gereken literatüre ulaşmamızı sağladı. Bu yolda Bilal sağolsun, ben de bir antrenör kadar bilgi edindim. Keşke o yıllarda yabancı bir antrenör ile çalışabilseydi belki de herşey farklı olabilirdi. Olmadı.

Bir gün gelip bana "Ben Dünya Şampiyonu olabilecek miyim?" diye sordu. Cevabım kısa ve netti; "Hayır. Çok iyi bir sporcusun, yeteneğin de var, ama şampiyon olmak için bunlar yetmez.". Eminim içinden "tüh!" demiştir. Kimbilir belki de inanmadı bana. Devam ettim... "Sen olamayacaksın ama bu işte kararlı isen gelecekte senin yetiştireceğin sporcu Dünya Şampiyonu olacak".

Olimpiyata Gidiş

2005 ile birlikte Dağ Bisikletini seven bir gönüllü ekip çalışmaya başladı. Fikirler sağlam, gönüller heyecanlı idi. O dönem çok yarış organize ettik. Elbette bu bir "taktik" idi. Çünkü Olimpiyat'a puanla gidiliyor. Şanslıydık da! Her iki senede puanlarını yüksek tutabilen Kamil Alev, Mehmet Kurt ve Muammer Yıldız sayesinde ülke puanlarını oluşturdu. Onca hesaba rağmen 2007 sonunda barajı oluşturan 24 ülke arasına giremedik. Ama o anda da şanslıydık. Önümüzdeki ülkelerin kıta kontenjanı ile dahil olmaları sebebi ile son ülke olarak Türkiye olimpiyatlara katıldı. Evet çok çalıştık. Hem de hepimiz. Ama şanslıydık da.

Olimpiyata Gitmenin Anlamı

Konuşanlar olacaktır, "Bilal 35. olmuş, neye yarar?" yada "Sıfır çekti!". Konuşsunlar. Tüm Dünya'da sadece 50 dağ bisikletçisi olimpiyata gidebiliyor. Yada şu açıdan bakalım; Türkiye bu olimpiyata sadece 12 disiplinde gidebildi. Bunlardan biri dağ bisikleti. Daha ayrıntılı haliyle; Türkiye Olimpiyattaki yaklaşık 300 altın madalya hedefine sadece 67 sporcu gönderdi, bunlardan biri dağ bisikletçisi. Gerçekten önemli bir başarı.

Bilal 35. Olmuş!

Süper sonuç! Neden mi? Demekki 14 kişiyi geçmiş. Bunların içinde ülke, kıta, dünya şampiyonları hatta 1996 olimpiyat şampiyonu da var. 2000 olimpiyat şampiyonu kotayı aşıp katılamadı bile. Bir iki sıra üstünde Alman Şampiyonu ve eski Dünya şampiyonu var. Onlar üzülsünler adı bile duyulmamış sporcuyla aynı dereceyi yaptıklarına.

Peki Bundan Sonra

Bilal eminim ki daha çok çalışıp bir sonraki olimpiyata gitmeye çalışacak. Umarım ona rakip türkler çıkar ve işi zorlaşır, kimbilir belki de iki sporcu göndeririz. Hepsi bir yana hepimiz artık Olimpiyata gitmenin hayal olmadığını anladık. Artık daha yukarda hedefler koyabiliriz. Bol pedallar.


Arama

BisikletMagazin.com, bisiklet veya bisikletle ilgili konuları içerir. Kuruluşundaki amaç, var olan bisiklet sitelerine yenisini eklemekten ziyade anonim olarak içerik yaratma çabasıdır. Bu sitedeki yazarlar bir kazanç gütmez. Site sahipleri ise gelecekte sitenin masrafları dışında kazanabileceği paraları bisikletle tur yapanlara ve bisiklet sporcularına harcayacağına söz verir.

XML Kaynağı

powered by b2evolution free blog software